Aldığımız radyasyonun yüzde 85i doğal yollardan
İnsan eliyle oluşturulmuş kaynaklardan alınan radyasyonun çok daha fazlasını, solunan havadan, güneşten ve hatta sudan alındığına dikkat çeken Uzm. Dr. Mutlu, baz istasyonları, cep telefonları, mikrodalga fırınları, yüksek gerilim hatları ve radarlarn iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmadığını ve ü
Bursa Özel Bahar Hastanesinden Radyoloji Uzmanı Dr. Fatma Şentürk Mutlu, radyasyonun yaşamın bir parçası olduğunu, ısı ve ışığıngüneşten gelen radyasyonun doğal formu olduğunu dile getirdi. Uzm. Dr. Fatma Şentürk Mutlu, Bunların yanı sıra mikrodalgalar, radyo dalgaları, radar, X-ışınları, gama ışınları radyasyonun diğer türleridir. Bunlar çevremizde doğal olarak bulunduğu gibi yapay olarak da elde edilmektedir. Radyasyon, madde üzerinde meydana getirdiği etkilere göre; iyonlaştırıcı radyasyon (X-ışınları, gama ışınları, alfa, beta radyasyonları, kozmik ışınlar, nötronlar) ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon (ultraviyole, kızılötesi, radyo dalgaları, mikrodalgalar) şeklinde sınıflandırılır. Temelde iki çeşit radyasyon vardır: Doğal ve yapay radyasyonlar. Doğal radyasyonlar, adından da anlaşılacağı üzere, doğa kaynaklarından ortaya çıkan radyasyon tipidir. Bunlar arasında kozmik ışınlar, topraktan yayılan radon ışımaları, toprakta, suda ve yiyeceklerde olabilecek doğal radyoaktif maddeler sayılabilir. Doğal olmayan radyasyonlar ise, insan eliyle oluşturulan veya kullanılan araç ve gereçlerden alınan radyasyonlardır. dedi.
YANLIŞ BİLİYORUZ, SOLUDUĞUMUZ HAVADAN, İÇTİĞİMİZ SUDAN BİLE RADYASYON ALIYORUZ
İnsan vücudunun doğal kaynaklı radyasyona çok daha fazla maruz kaldığına işaret eden uzm. Dr. Mutlu, halk arasında bilinenin aksine insan eliyle oluşturulmuş kaynaklardan alınan radyasyonun çok daha fazlasını, solunulan havadan, güneşten ve hatta sudan alındığını kaydetti. İnsan vücudunun maruz kaldığı radyasyonun yaklaşık üçte ikisinin doğal kaynaklardan alındığını, sadece yüzde 15inin tıbbi tanı amacıyla kullanılan radyolojik incelemelerden alındığını belirten Dr. Mutlu, bunlar dışındaki kaynaklardan alınan radyasyonun ise çok daha az olduğunu dile getirdi. Vücuda solunum ve sindirim yollarıyla, hava, su, tüm bitkisel ve hayvansal besinlerde az da olsa bulunan radyoaktif maddelerin alındığına dikkat çeken Uzm. Dr. Fatma Şentürk Mutlu şunları kaydetti: Bunlarda zamanla çeşitli organlarda birikmektedir. Buna ek olarak kozmik ışınlardan ve yerkürede bulunan doğal radyoaktif maddelerden etkilendiğimiz de düşünüldüğünde, insan vücudu hem iç hem de dış radyasyon ışınlanmasına doğal olarak maruz kalmaktadır. Tıbbi alandaki radyasyon uygulamaları, radyasyonla görüntü elde edebilme ve radyasyonun hücre veya tümörleri yok edebilme yeteneğine sahip olması temeline dayanır. Bu iki özelliğinden dolayı radyasyon hastalıkların teşhis ve tedavisinde önemli rol oynar.
BEBEK ZARAR GÖREBİLİR
Tanısal amaçlı görüntüleme yöntemlerinin yaygın ve daha kolay uygulanmaya başlanması ile gebe olan veya muhtemel anne adaylarında bu yönteme başvurma sayısının giderek arttığına dikkat çeken Uzm. Dr. Mutlu, gebelikte yapılan tanısal amaçlı radyolojik incelemeler sırasında alınan iyonizan radyasyonun hastalar ve yakınları açısından gerilim nedeni olduğunu söyledi. Bu endişede radyasyonun insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ile ilgili yayınlar, filmler ve medya haberlerinin önemli rol oynadığını anlatan Mutlu, İyonize radyasyona en hassas olan hücreler hızlı bölünen hücreler olduğu için gelişmekte olan bebeğin zarar görme olasılığı oldukça fazladır. İyonize radyasyon yayan radyolojik yöntemler düz filmler, ilaçlı böbrek filmi, mamografi, fluoroskopi, anjiyografi, bilgisayarlı tomografi ve nükleer tıp incelemeleridir. Ultrason dalgaları aslında insan kulağının duyabileceği seslerden daha yüksek frekanslı ses dalgalarıdır. İyonize edici özellikleri olmadığından, tanı amaçlı kullanıldıklarında şu ana kadar canlı dokular üzerinde zararlı bir etkileri gösterilmemiştir. İyonize radyasyonun bebek üzerine etkileri ile ilgili insanda yapılmış bilimsel çalışma yoktur. Bugün elimizdeki bilgilerin çoğu vaka sunumları ile Japonyadaki atom bombası ile Çernobil faciası sonrası hayatta kalanlarda yapılan inceleme sonuçlarına dayanmaktadır. Bu verilere göre en sık görülen potansiyel zararlı etkiler gebelik kaybı (düşük veya ölü doğum), sakatlık, büyüme ve gelişme bozuklukları, nörolojik yan etkiler, zeka geriliği ve kanserdir.Gelişen bebeğin radyasyondan etkilenme oranı ve zararlı etkiler gelişme evresine göre değişmektedir. Bu dönemler olası etkilere göre 3 döneme ayrılabilir. diye konuştu.
BEBEĞİN RAHME YERLEŞMESİNİ ENGELLER
Ana rahmine düşmeden önceki sürenin (0-2 gebelik haftaları) radyasyonun olumsuz etkisi olabileceğine vurgu yapan Uzm. Dr. Fatma Şentürk Mutlu, Ya rahme yerleşmeyi engeller ve bebeğin kaybına yol açar ya da olumsuz hiçbir etkisi olmaz. Buna ya hep ya hiç etkisi denir. Organ gelişiminin olduğu süre (3-8. Gebelik haftaları) organ gelişimi esnasındaki 3-8 haftalar arası süre de düşük doz radyasyon anomali riskini artırmazken doz artınca anomali görülme olasılığı artmaktadır. Gebelik gelişme süresi (9.hafta sonrası). 9. gebelik haftası sonrası bebeğin iyonize radyasyona hassasiyeti azalır 25 haftaya kadar ki dönemde santral sinir sistemi en fazla etkilenmektedir. Santral sinir sisteminin etkilenmesi için radyasyon dozunun çok yüksek olması gerekir. Unutulmaması gerekir ki embriyonun ancak yüksek dozda radyasyona (30 rad) maruz kalması IQ değerinde düşüşe sebep olabilir. Bu değerler tanısal amaçlı kullanılan radyasyon değerlerinin çok üstündedir. dedi.
Radyasyon içeren her türlü uygulamada riske karşı kazanç değerlendirmesi yapılması gerektiğini dile getiren Mutlu, baz istasyonları, cep telefonları, mikrodalga fırınları, yüksek gerilim hatları ve radarların iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmadığını söyledi.
CİHAN
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Kar yağınca takipçi sayısı 100 bin arttı
Twitterı 3 aydır kullanan İstanbul Valisi Mutlu, 10 gün önce kenti etkisi altına alan...
Ağaç kesimi özel sektöre devrediliyor
Orman ve Su İşleri Bakanlığı 4-5 Ocak 2013 tarihlerinde Abantta düzenlediği Orman ve...
Kadınlar seksi daha rahat konuşuyor
Şimdi yepyeni bir filmle Celal ve Ceren ile karşınızda Şahan Gökbakar. Yine komik,...
SAĞLIK Haberleri
TümüNefrolojide Büyük Atılım: Şanlıurfa’da Tedavi İçin İl...
Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği, son yıllarda hayata...
Artan Hava Sıcaklıklarına Karşı Uzmanından Hayati Uyarılar
Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğba Ünal, yaz aylarında...
Çocuklarda Sessizce Yayılıyor: Uzmanlardan El, Ayak ve...
Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Nur...
13 YILLIK HASRETİN ADI: MERT UMUT BİLİM, SABIR VE UMUDUN...
Şanlıurfa'da yaşayan Perihan ve Mehmet Çiçek çifti, 13 yıllık çocuk özleminin ardından erkek...
Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bağımlılığıyla Mücadelede...
Şanlıurfa'da Bamyasuyu Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde hizmet veren Sigara Bırakma...
Şanlıurfa'da Tıbbi Mucize: Karnından 29 Santimetrelik Dev...
Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı operasyon, kadın sağlığında...
Şanlıurfa’da 8 Santimetrelik Dev Beyin Tümörü Kapalı...
Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanları Op....
Yenidoğan Hemşireliği Alanında Önemli Sempozyum...
20–21 Mayıs 2026 tarihlerinde Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi ev sahipliğinde...
Haliliye Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Personeline İlk...
Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı tarafından, Haliliye Ağız ve Diş...
Şanlıurfa'da ilk “Akılcı İlaç Polikliniği” hizmete açıldı
Eczacı İsmail Arslan tarafından yürütülen poliklinikte, vatandaşlara kullandıkları ilaçlarla...
5 MAYIS DÜNYA EL HİJYENİ GÜNÜ’NDE UZMANLARDAN ÖNEMLİ UYARI
Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr....
Ebelerimizin Günü Kutlu Olsun
Sağlık sistemimizin en önemli yapı taşlarından biri olan, hayatın en mucizevi anına eşlik eden...

AK Parti Karaköprü İlçe Başkanı Orhan Çelik’ten Psikolog Merve Göktaş’a Ziyaret
2BAŞKAN CANPOLAT, VATANDAŞLARLA AŞURE BEREKETİNİ PAYLAŞTI
1DANACI VE KOLBÜKEN AİLESİNİN MUTLU GÜNÜ
1Elitaş: Birand içimizden biriydi
0SANCAKTAR MAHALLESİNE HAYIRLI OLSUN
0SEYRANTEPE’DE KADINLAR BOŞ ZAMANLARINI KURSLARDA DEĞERLENDİRİYOR
0